Bir bayanın korkulu rüyalarından birisi olarak bilinen bir rahatsızlık bellice bir tadavisi yok yalnız Ancak gelişen tıp ve teknolojiyle, bu dönemin hissedilmeden atlatılması da mümkün
Menopoz, kadınlarda(menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi. Menopoz zaman zaman “hayatın değişimi” olarak tarif edilse de bu tarif, negatif bir anlam taşıdığından doğru kabul edilemez. Zira menopoz esnasında fiziksel, zihinsel ve cinsel değişiklikler olduğu doğrudur ancak bunlar kötüye gidiş olarak nitelenemezler.
Çoğu kadında menopoz 45 – 55 yaşları arasında başlar. Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50′li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir. Menopozun kişide erken ya da geç başlaması, muhtemelen kalıtımsal olmakla birlikte, iyi beslenme ve sağlıklı bir yaşam menopozu geciktirebilir. Kadınların yüzde %8′inde menopoz 40 yaşından önce başlar. Bu duruma prameture menepozda denir.yumurtalıkların cerrahi operasyon ile alınması veya x ışınları ya da radyum ile yokedilmesi ile suni menepoz başlatılabilir
Doğal olarak azalmaya başlayan hormonları kısmen yerine koymayı hedefleyen hormon replasman tedavisi, bu dönemde olabilecek riskleri en aza indiriyor. Ancak bunun için rutin doktor kontrolleri gerekli. Yüksek yerlerde yaşayanlarda ve sigara içen kadınlarda menopoz daha erken yaşlarda başlamaktadır. Adet kanamalarının araları menopozdan 2 ile 8 yıl öncesinden uzamaya başlayabilir. Yani adetlerin seyrekleşmesi hemen menopoza girileceğinin bir göstergesi değildir.Menopozun Aslında yapılmaya çalışılan bu hormonal değişimin vücutta çeşitli sistemlerde yaptığı istenmeyen değişiklikleri önlemek ve hayat kalitesini yüksek tutmaktır. Menopoz tedavisinin asıl ilacı östrojen olmakla beraber değişik nedenlere östrojen alamayanlarda sadece progesteron ya da kemik yoğunluğunu arttırmaya bir miktarda olsa faydası olan spreyler veya haplar kullanılabilir.
Posts Tagged ‘kadin’
Menepoz Tedavisi
Cuma, Ekim 16th, 2009Sağlıklı kalabilmek
Cuma, Ekim 16th, 2009Gülmek Gülmek Gülmek daha doğrusu Gülebilmek ten geçer tüm sorunlar yok olur her olaya pozatif bakabilmek ufak tefek şeyleri görmezlikten gelmek bunlar bir kaç öneri mutlaka aklındaki takılan şeyler bazen seni huzursuz edicektir işte burda yüzleşmen gerekiyor kendinle sorun içinde bul onu ve etkisiz hale getir.
uzmanların dilinde ise bakın nasıl gelişiyor gülmek mutlu olmak.genellikle kendiliğinden var olan bir durum olarak algılanır. Oysa sağlıklı olma uğrunda çaba gösterilmesi gerekir. Hatta bugünkü bilgilerimiz bize bu uğraşın daha doğum öncesi dönemde başlaması gerektiğini göstermektedir. Doğal olarak bu aşamada yapılması gerekenler, anne ve babalara düşmektedir. Olaya nesillerin sağlığı olarak bakıldığında, sağlığın ve sağlıksızlığın nesiller boyunca aktarılabileceği görülür. Anne ve babalar genetik özelliklerinin yanı sıra kendi sağlıklarına gösterdikleri özenle bebeklerine sağlık aktarabileceklerini bilmelidirler.
Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken önlemlerin pek çoğu günlük yaşamımızda uygulamamız gereken küçük ve kolay çabalardan oluşur. Nerede olursa olsun günlük yaşamı düzenleyen bazı temel kuralların bilinerek uygulanması, sağlığın korunmasını ve diğer bireylerle paylaştığımız yaşamı kolaylaştırır. Bu kurallardan en önemli bazıları temizlik, sağlıklı beslenme, bedensel ve zihinsel çalışma, düzenli yaşam, sigara, alkol, uyarıcı ve uyuşturucu maddelerden uzak durma, kazalardan korunma, sorunlarla başa çıkmada doğru ve uygun yöntemler kullanmadır.
Çoğunlukla günlük çabalarda hedefin mutluluk olduğu varsayılır. Oysa altta yatan asıl neden güvenlik duygusudur. Çünkü hayatta kalmayı sağlayan en ilkel dürtü korkudur ve güvenlik duygusu korkunun yatıştırılmasıyla ortaya çıkar. Kendimizi güvende hissedebilmemizin ilk koşulu ise bilmektir. Ancak bildiğimiz şeyi, bildiğimiz kadarı ile kontrol edebiliriz. İkinci basamaksa bilginin eyleme dökülmesidir. Bilgimizi davranışımıza yansıtamıyorsak bu bilgi bizim için huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye geçemez. Bir sonraki aşama ise paylaşarak çoğaltma, yandaş oluşturmadır. Bunun için bilgimize dayanan doğru bulduğumuz davranışı kurallaştırmaya çalışırız. Toplum içindeki pek çok kural bu yolla oluşmuştur. Zaman içinde altta yatan bilgi evrimleştikçe kurallar da değişecektir.
